“Yine mi geziyorsun?” – Ufak Bir Serzeniş

Bu blogu aslında hep seyahatlerimden bahsetmek ve gezmek isteyenlere belki biraz yol gösteririm diye açmıştım. Çünkü benim de böyle takip edip yararlandığım çok blog var. Ama hepimiz insanız sonuçta ve bu yüzden bazı yazılar kişisel olabiliyor. Bu da o yazılardan biri. Eminim beni çok iyi anlayanlar da olacaktır, hiç anlamayanlar da. Özellikle son sıralarda artan bazı soruların cevaplarını buradan toplu olarak vermek istiyorum. Bu yazıyı ufak bir serzeniş olarak da düşünebilirsiniz.

“Ay yine mi geziyorsun?”

Evet, yine geziyorum. Şimdiye kadar elimden geldiğince gezdim ve gezmeye devam edeceğim. Çünkü benim hayatımın önceliği bu. Yeni yerler görmek, yeni kültürler keşfetmek, bilmediğim bir şehrin sokaklarında isteyerek kaybolmak, gezdikçe kendimi tanımak ve dile dökemediğim daha bir sürü şey… Ben gezerken yaşadığımı hissediyorum ve her gezdiğimde sanki siz bana “niye geziyorsun?” değil de “niye yaşıyorsun?” diye soruyorsunuz.

Tabi ki dostlarımı ayrı tutuyorum ama bazı insanlar gezdiğim için suçluluk hissetmem gerekiyormuş gibi davranıyor. Kimse kusura bakmasın ama ben gezmeye devam edeceğim.

“Bu kadar gezmeye nasıl para yetiştiriyorsun?”

Hayır, zengin değilim. Çok gezmek eşittir zengin olmak gibi bir durum da yok ayrıca. Çok az bütçeyle dünyayı gezen gezginler var mesela. Onlara gerçekten hayranlık duyuyorum. Ben öyle değilim çünkü otostopla gezip tanımadığım insanların evinde kalmak pek bana göre şeyler değil. Bunlar tercih meselesi. Ben kendime göre olan konaklama ve ulaşımın en ucuzunu bulmaya çalışıyorum, kampanyaları takip etmeye çalışıyorum.

Bir önceki soruda bahsettiğim gibi, olay öncelik meselesi. Evli değilim, çocuğum yok, bakmak zorunda olduğum birileri yok, sigara kullanmıyorum, deli gibi alkol tüketmiyorum, çok sık dışarıda yemek yemiyorum, alışveriş manyağı değilim ya da mesela ev veya lüks araba almak için para biriktirmiyorum. Bu liste böyle uzar da gider. Dediğim gibi seyahat benim için bir öncelik. Çalışıyorum, paramı biriktiriyorum ve geziyorum. Her ne yapıyorsam kendi paramla yapıyorum. Gerekirse bazı şeylerden feragat ediyorum. İnsanlara bu kadar geziyor olmam garip gelebilir ama bu sadece kazançlarımızı farklı şekillerde harcıyoruz anlamına geliyor, sizden daha zengin olduğum anlamına gelmiyor.

“Yalnız mı geziyorsun? Buluşacağın kimse de mi yok yani? Sıkılmıyor musun? Korkmuyor musun?”

Bu sorulara özellikle de son gezimde çok maruz kaldım. Arkadaşlardan akrabalardan tutun da Amerika’daki taksi şoförlerine kadar çok fazla kişi bu soruları sordu. Evet, yalnız geziyorum. Yalnız gezmeyi de seviyorum. Çünkü yalnızken tamamen özgürsün ve istediğin zaman istediğin şeyi yapabilirsin. Hatta bazen hiçbir şey yapmayabilirsin. Bu tamamen sana kalmış çünkü patron sensin. Tabi ki arkadaşlarımla ve ailemle de geziyorum çünkü onun da zevki ayrı. Ama her zaman herkes müsait olmayabilir ve ben bu yüzden yapmak istediğim şeylerden feragat etmiyorum.

Buluşacağım insan bu sefer yoktu belki. Ama olduğu da oluyor. Zaten hayat sürprizlerle dolu. New York’ta daha önce hiç tanışmadığınız bir akrabanızla buluşabiliyorsunuz mesela. Çok da güzel oluyor.

Hayır, sıkılmıyorum. Bilmeyenler için söyleyeyim, ben tek çocuğum zaten. Yani alışkınım. Yalnızlıktan daha çok kalabalıklar sıkar beni.

Hayır, korkmuyorum. Bu hiç stres yapmıyorum anlamına gelmiyor. Seyahat planı yapmak bile stresli olabiliyor bazen. İşler hep yolunda gitmeyebiliyor. Terslikler çıkabiliyor. Ama insan bir şekilde üstesinden geliyor. Seyahat etmenin amaçlarından biri de bu değil mi zaten? Kabuğundan çıkmak, yeniliklere kucak açmak, kendini zorlamak? Her seyahatinde biraz daha büyüyor, öğreniyor ve olgunlaşıyorsun.

Ufak da bir teşekkür

Hani derler ya sözüm meclisten dışarı. Biliyorum ki hayatımda çok güzel insanlar var ve ben gezdikçe mutlu oluyorlar. “Ne kadar cesaretlisin! Ben hayatta yapamam.” diyenlere biraz olsun ilham kaynağı olabiliyorsam ne mutlu bana. “Sen gezip fotoğraflar paylaşınca biz de gezmiş kadar olduk” diyenler, “Ne güzel akıcı yazıyorsun, okumak çok keyifli” diyenler, “Ee yeni yazı ne zaman çıkacak?” diye soranlar olduğu sürece, ben gezmeye de yazmaya da devam edeceğim. Beni tanıyan tanımayan ama bir şekilde benim yolculuğuma ortak olan herkese teşekkürler!

-B.

Yazar: berins

1 thought on ““Yine mi geziyorsun?” – Ufak Bir Serzeniş

    şeyda

    (14 Aralık 2017 - 13:11)

    Berin’ciğim,yazını okurken kendimi yaşadım.eşim pilot olduğu için onunla birlikte çok gezdim.o görev yaptı ben hep tek başıma gezdim.yeni yerler ve yaşamları keşfetmek,sokaklarında kaybolmak ve yeni tatlar yakalamak vede özgürce yürümek yapılacak en güzel şey.67 yaşındayım ve geriye dönüp baktığımda hatırladıkça gülümsediğim o kadar çok seyahat anım birikmişki ..Hala gezmeyi seviyorum ama eskisi kadar hevesli olmadığımı farkediyorum.onun için gez gez gez..bıkıncaya,yoruluncaya kadar gez.

Bir Cevap Yazın